1. Bölüm

Gölgedeki Aşk

14 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum
**Roman: "Gölgedeki Aşk"**

Ahmet, her sabah güneşin doğuşunu izlerken, içindeki boşluğu hissetti. Serap, onun hayatına girdiğinden beri her şey daha anlamlıydı. Ancak, hayatın acımasız gerçekleri, aşklarının gölgesini karartmaya başlamıştı. Serap, hastalığıyla savaşırken, Ahmet onun yanında olmanın verdiği güçle ayakta kalmaya çalışıyordu. Ama her geçen gün, Serap’ın gözlerindeki ışıltı biraz daha sönüyordu.

Bir akşam, Serap’ın en sevdiği yer olan göl kenarına gittiler. Ahmet, elini Serap’ın eline sıkıca sararken, ona olan sevgisini dile getirdi. "Gitme, gel olmadı. Sensiz kağıt oldum, sen yaz diye kalem oldum," dedi. Serap, gülümseyerek ona baktı. "Biliyorum, Ahmet. Ama bazen hayat, bizim istemediğimiz yollara sürüklüyor."

Gölün suyu, ay ışığında parıldarken, Ahmet’in içindeki dertler bir bir su yüzüne çıkıyordu. "Sen tut diye kitap oldum, sen oku diye," dedi. Serap, gözlerini kapatarak derin bir nefes aldı. "Gel, gitme," diye fısıldadı. O an, birbirlerine olan bağlılıkları daha da derinleşti. Ahmet, Serap’ın dertlerini Umut olmuş gibi taşıdı.

Günler geçtikçe, Serap’ın durumu kötüleşti. Ahmet, ona ceket gibi sarılmak, onu korumak istiyordu. Ama her seferinde, Serap’ın zayıflayan bedeninin ağırlığı altında kalıyordu. "Ben sen oldum, ne istersen o oldum," dedi bir gün. Serap, gözyaşları içinde ona sarıldı. "Uğrunda yandım, kül oldum," dedi Ahmet, içindeki acıyı dile getirirken.

Sonunda, Serap’ın son günü geldi. Ahmet, elini tutarken, "Gel, gitme," dedi. Ama Serap, gülümseyerek gözlerini kapattı. Ahmet, onun son nefesini alırken, içindeki boşluk daha da derinleşti.

Serap’ın ardından kalan anılar, Ahmet’in kalbinde bir yara açtı. Göl kenarındaki o akşam, hayatlarının en güzel anıydı. Ama şimdi, o anı sadece bir hatıra olarak kalmıştı. Ahmet, Serap’ın gidişiyle birlikte, aşklarının gölgesinde kaybolmuştu.

Ve o an, Ahmet’in aklında yankılanan o sözler: "Gel, gitme." Ama gitmişti. Ve Ahmet, yalnızlığın derin sularında kaybolmuş bir kalp olarak, hayatına devam etmeye çalışıyordu.Gitme, gel olmadı. Sensiz kağıt oldum, sen yaz diye kalem oldum, sen tut diye kitap oldum, sen oku diye. Gel, gitme. Soba oldum, sen yak diye, sen ısın diye ceket oldum. Dertlerini Umut oldum, gel gitme. Ben sen oldum, ne istersen o oldum, uğrunda yandım, kül oldum. Gel, gitme.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar