“ Kitap okurken senin sevebileceğin yerlerin altını çiziyorum, radyoda sevdiğin şarkılar çıktığında ben sevmesem de koşulsuz bir saygıyla sonuna kadar dinliyorum ve annemle günde en az bir kez senden konuşuyoruz.. ”
Mutluluğu büyük şeylerde arama.. Sabah kalkabildin mi yardımsız yataktan Gidebildin mi köşedeki fırına sıcak ekmek almaya İçebildin mi çayını kendi ellerinle Görebildin mi bahçende yeni açan bir çiçeği Ağrımadı değilmi bugün hiç bir yerin Aklın başında, sevdiklerin de yanındaysa Ne önemi var yaşının, boşver yaşa gitsin. !
Mart ayı okuma kitabımız olan Peyami Safa’nın Matmazel Noraliya’nın Koltuğu adlı eserini birlikte incelemek ve üzerine sohbet etmek üzere okuma grubumuzla bir araya geldik.
Şubat ayı okur-yazar buluşma programımızda, yazar Hasan Öztürk’ü ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduk. Birlikte kitabını konuştuk ve kitaplarımızı kendisine imzalatma fırsatı bulduk.
Varamadım, doyamadım kokusuna, tadı Adım adım kovaladım, izin vermedim Salınarak, gezinerek beni deli ediyor Ölene dek, mezara dek Yüreğimi yakıyor aman Allah Ölene dek, mezara dek yüreğim yanıyor
Bu ne kaçış, bu ne gidiş; öyle delice bir aşk Var olamaz, dönülemez Gel benimle dolaş aman Allah Ölene dek, mezara dek gel benimle dolaş
Eğer kişi insanların, mutluluk,sevgi, sevinç olarak tanımladıkları şeylerin tamamıyla yanlış temeller üzerine inşaa edilmiş varsayımlar olduğunu keşfederse yüreğinde derin bir boşluk bulur. Onun için bu büyük boşluğu doldurmanın yegâne çaresi de gerek kendisinin gerekse de başkalarının kaderleri üzerine kumar oynamasıdır.