Gidelim hadi. Nereye? Kimsenin kimseyi üzmeyeceği bir yere. Üzüntünün tedavülden kalktığı bir yere. İnsanların ağızlarından çıkan her sözün doğru olduğu, sevmenin gerçekten sevmek anlamına geldiği bir yere.
Birinin kalbinde yer bulmak yalnızca sevilmek değil, yeniden hayata çağrılmaktır... Başka biri için değerli ve önemli olmak muazzam bir iyileştirici güce sahiptir. Sahici bir bağ, en derin yaralara bile şifa verebilir...
insanlar içinde bir çocuğum.. Çiçekler içinde papatya Hayvanlar içinde ise kelebek. Nerede ölür isem orası memleketim olur diye Doğduğum yeri memleket edinmedim.
Ve gördüm ki aynı yıldızlar gibiydi insanlar. Yıldızlar gibi parlamak istiyorken; çekirdeğinin yani yüreğinin ve ruhunun hedeflerinin altında ezilmesine izin veren insanlar, kara delik olup etrafıyla birlikte kaybolmaya devam ediyorlardı.
İlişki dediğin yan yana yürümektir. Sen beni arkamdan itip düşürdün. Ben senin önüne geçip yolunu kestim. Çelmeler tekmeleri kovaladı. Çıkmaz sokaklarımda kaldın. Tuzaklarına düştüm. Yetti.
İnsan düşüncesinin bir anlam taşıyabilecek biricik tarihini yazmak gerekseydi, yapılacak şey birbirini kovalayan pişmanlıklarının ve güçsüzlüklerinin tarihini yazmak olurdu.
Bu dünyada savaş yapılabilir, aşk taklit edilebilir, hemcinsine işkence yapılabilir, gazetelerde boy gösterebilir ya da yalnızca örgü örerken komşu çekiştirilebilir. Ama bazı hallerde, devam etmek, yalnızca devam etmek insanüstü bir şeydir.
Sevilmemek yalnızca şanssızlıktır. Hiç sevmemek mutsuzluktur. Bugün hepimiz bu mutsuzluktan ölüyoruz. Kan, kin, yüreğin kendisi de kurutuyor da ondan; uzun süren adalet isteği aşkı tüketiyor. Oysa aşk doğurmuştu onu.