Kitabın Adı : Ekonomide hurafeler ve gerçekler Yazarı: Dr. İnsn Doğan Yayınevi : Liman Kitapları Türü : Makale Basım Yılı: Nisan 2010 Sayfa Sayısı : 198 Sayfa
Düşünceler : Eser Ekonomi Türk isimli İnternet blogundaki yazılardan derlenerek oluşturulmuş. Ekonomi alanında iyi eğitim alan kadronun köşe yazılarını ve ekonomi haberlerini yorumladığı bazen de eleştirdiği bir platformdan seçme yazılarda diyebiliriz.
Biraz eleştirel biraz mizahi bazende biraz üstten bakan enaniyetli bir üsluba sahip eserde yaklaşık 16-20 yıl öncesinin ekonomik panoraması da var aslında.
Yorumların bir kısmı çok hoşuma gitti. Bilgi içeren gerçek donelerle bezeli yazıları zevkle okudum. Ama 'Bak ben demiştim ' tarzında yapılan yorumları ise hem içerik olarak hemde zamanla gerçekliklerini kaybetmesi bakımından foğtusu pek benimseyemedim .
Ekonomi konularındaki uzmanların eleştirilerini 3-5 yıllık verilerle çürütmeye çalışan ,üstelik bunuda yer yer alaycı bir dille yapan yazarın mesela dokar kurunda yaşanan değişim karşısındaki yorumlarını doğrusu merak ediyorum.
Yani kısa ve orta vadeli yorumlar güzel olsa da uzun vadeli tahminleri maalesef pek iyi değil bana göre.
Sonuç olarak konunun ilgililerine yani ekonomiyi velilerle takip edenlere tavsiye edebileceğim bir eser bu.
İnsan kendini tamamen kaptırmadan roman nasıl yazsın? Şayet tek bir söz, tek bir cümle, on farklı anlamda yüreğinde yankılanıyorsa kişi kalemini kırıp atmalıdır.
– O zaman... sevgisizlikten ağladığımı bilmiyordum... ama şimdi biliyorum... Aradan yıllar geçti... şimdi artık ağlamıyorum... ama ağlamak için hâlâ çok neden var…
Hepimizin içinde bir suçlu yattığına ben de gönülden inanıyorum ama insanoğlu bir yandan da bu suçluyu bulup bir an önce uslandırmak istiyor. Bunu da yine kendi isteği ve arzusuyla yapıyor. Yani insanoğlu suçlu olduğu kadar da masum…
Hem nedir bu oğlan çocuk takıntısı... bunu da anlayabilmiş değilim... Kız olmak suç mu?.. Oğlanların aklı var da kızların yok mu?.. Koca şah olmuş ama bunu bile öğrenememiş…
Hayatta üç tip insan tanırsın; Sana son zamanlar yaşatanlar, Zor zamanlarında elini tutamayanlar ve Zor zamanlarında yanından asla ayrılmayanlar. Yolun sonuna geldiğinde hepsine teşekkür edeceksin.
Ben teslim olmak istemiyorum. Kimsenin içimdekileri görmesini istemiyorum. Ne var ki bu, gelgeç bir çaba olur. Yoksa?! Yazarlar hep böyle insanlar mıdır acaba? İtirafta bulunurken bile süslü sözler kullanıyorum. Yoksa ben canavarın biri miyim? Gerçekten insani bir yaşam sürebilir miyim ki? Şimdi bunları yazarken bile, kalemimden çıkan cümleleri kafama takıyorum.