Çok sevdiğim bir Japon efsanesi der ki; Otobüsü kaçırdıysan belkide bir kazadan kurtulmuşsundur,red yediysen belkide yanlış bir insandan korunmuşsundur,biri hayatından çıktıysa belki gelecek biri için bir yer açmıştır.Hayat ilk başta kötü şans gibi görünen şekillerde bizi aslında korurmuş.
Ne yaparsan yap, pişman öleceksin. Belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından. Çünkü hayat insana her kapıyı aynı anda açmaz. Verilen her karar vazgeçilen başka bir ihtimalin bedelini taşır. Bu yüzden kusursuz bir seçim yoktur. Yalnızca sonuçlarıyla yaşamayı kabul ettiğin seçimler vardır. İnsan çoğu zaman yaptığı hatalardan değil, cesaret edemediği adımlardan daha uzun süre etkilenir. Çünkü bazen en ağır pişmanlık kaybetmek değil, hiç denememiş olmaktır.
Kesin olan çok az şey var; asla birlikte yaşayamayacak olmamız da bunlarda biri, aynı evde. Beden bedene. Aynı masada. Asla aynı şehirde bile olamayacağız.
Merhabalar! 🌸 Çok sevdiğim, tatlı mı tatlı bir kitapla geldim. Uzun zaman önce çocuklar için aldığım bu kitabı aslında başından beri benim okumam gerekiyormuş. İzlandalı yazarın okuduğum bu ilk kitabı; masal ve bilimkurguyu harika birleştirmiş, akıcı, sürükleyici ve fantastik bir eser.
Kitabın konusuna gelince: Yakın gelecekte yaşanan büyük bir kriz sebebiyle bir şirket zaman kutuları icat ediyor. Kriz dönemi bitinceye kadar korunmaları ve gelecekte daha iyi yaşamaları için şehrin insanları bu kutularda saklanıyor. Bu süreçte zaman kutusunun içinde bulunan ana karakterimiz Sigrun'un kutusu erken açılıyor ve küçük kız kendini terk edilmiş bir dünyada buluyor. İşte masal tam burada başlıyor! Dünyadaki laneti çözmek için dışarıda kalan diğer çocuklarla birlikte, eski Pangea Kralı'nın kızı Obsidiana'nın masalını okuyoruz. Büyük küçük demeden herkesin okuyabileceği şahane bir kitap. 📖✨
Kitabın bize verdiği en büyük mesaj ise şu: İnsanlar ne yaparsa yapsın; üzüntüleri, krizleri, acıyı, kederi ve zorlu süreçleri tecrübe etmeden gerçek mutluluğu elde edemez. Hayat, olumsuzlukları yok sayarak değil, onlarla mücadele ederek anlam kazanır.
Buradan şunu anlıyoruz: Dünyayı düzeltmek, ekonomiyi ve doğayı iyileştirmek adına kendimizi sihirli kara kutulara koyup her şeyin kendi kendine düzelmesini bekleyemeyiz. ⏳🤍
Umut Çiçekleri, adının çağrıştırdığı gibi hüznün içinden umudu filizlendiren bir eser. Yazar Mükerrem Erce Sandalcı, yalnızca bir şehidin ardından duyulan özlemi değil, geride kalan insanların umutlarını, dayanışmasını ve vatan sevgisini de anlatıyor. Şehit toprağında filizlenen bir hikâyeyi konu alıyor kitap. Duygusallığa yaslanırken cümleler, abartıya kaçmadan sade bir anlatıma yer veriliyor. Özellikle genç okurlar için fedakârlık, sorumluluk ve insan sevgisi üzerine düşündüren, milli ve manevi değerlerimizi yansıtan anlamlı bir eser. Birçok kere duygusal anlar yaşadığım sayfalar oldu. Vefâ, umut çiçeklerinin kalbine Demet öğretmen ile ekilirken, onu okuyanların da kitaplığında ölümsüzleşmek için bir yer ediniyor. "Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyiniz. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız."
Kitabın Adı : Dönüşüm Yazarı : Franz Kafka Yayınevi : İŞ KÜLTÜR Türü : Öykü Basım Yılı: Ocak 2026 Sayfa Sayısı: 74 Sayfa
Düşünceler : Sadece 40 yaşında veremden ölmek üzereyken dostu Max Proud 'a bütün eserlerini yakmasını vasiyet eden Kafka dostunun bu güzel ihaneti ile ölümsüz olmuş , yaşarken olmasa da öldükten sonra dünya çapında üne kavuşmuştur. ( Öldüğünde Almanca konuşulan ülkelerde belirli bir üne sahipti ancak onun dışında pek bilinmiyordu)
Yazarın 1915 yılında yayınlanan bu öyküsü ise en bilinen eserlerinden birisidir. Daha önce okumuştum gerçi ama ikinci kez okunmayı hak eden eserlerden ve bende okuma klübümüz Trabzon kitap kulübü - İzdiham 'ın temmuz kitabı olması nedeniyle tekrar bitirdim. Sıkılarak mı ? Hayır bilakis yine büyük bir zevkle okudum.
Eser Gregor Samsa isimli bir kumaş pazarlamacısının bir sabah bir böcek olarak uyanması ile gelişen olaylar anlatılıyor. Gerçekle kurmaca arasında gidip gelen öyküde Samsa 'nın önce toplumdan ,sonra ailesinden dışlanması kaotik bir dille anlatılır.
Yazarının pek çok belirsizliği bilinçli olarak bize sunduğu eseri okurken okuyucusunun hayal gücüne de iş bırakır yazar. Düşünmeden okuyamazsınız. İçindeki muallakta kalan noktalara gelen farklı yorumlar eserin anlatım gücünü de yansıtır aynı zamanda.
En az bir kere okunması gereken ama defalarca okunsa da aynı zevki hâttâ daha fazlasını veren bu sembol öyküyü sadece kitap dostlarına değil okuma yazma bilen herkese tavsiye ediyorum.
"Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir."
Eşiniz sizi çok sevdiğini söyleyebilir ama söylediği değil yaptıkları size ne hissettiriyor? Sizin için yaptığını söylediği şeylerden size Sevgi geçiyor mu? Bunu en iyi siz belirleyebilirsiniz.
Öncelikle aşkın bir ilişkiyi sürdürmek için ne kadar gerekli olduğunu bilmekte fayda var diye düşünüyorum. Bir ilişkiyi başlatmak için çok gerekli olsa da, sevgi ve aşkın bir evliliğe sürdürmek için ilk sıralarda gelmediğini bilerek yola başlamak lazım.
duygunun değişmesi davranışın ve düşüncenin değişmesinden daha zordur. Duygunun değişmesi için başlangıç noktası neden böyle hissettiğinizi fark etmektir.