Yanlış geldiğim bir yerdi dünya, öyle hissediyordum. Sanki çok güzel bir yere gitmek üzere yola çıkmışım da, sonra gecenin bir yarısı yanlış durakta inivermişim gibi.
İşte, sonunda yalnızdım! Ancak bu defa da yalnızlığa hapsolmuştum. Oysa ben sadece, istediğim zaman, içine girip çıkabileceğim bir yalnızlık odası istemiştim.
İşte gençlik böyledir; gözyaşlarını hemen siler, acı çekmeyi anlamsız bulup reddeder. Geleceğin, geleceğin ta kendisi olan "bilinmez" karşısındaki gülümsemesidir gençlik. Mutlu olmak ona göre doğaldır. Onun soluk alışverişi adeta umut doludur.
Kimseleri kıskanmıyorum artık Kimselere gücenmiyorum Gerilerde kaldı, çok gerilerde Hayatın yüreğime verdiği acı Işıklı vitrinlerin gövdemdeki kırbacı.
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım