İkisi de ayrı dünyaların insanıydı biri elit makaleler yazan , kitaplarını özenle dizen bir kadın diğer, çiftlikte kir pas içinde çalışan ineklerini seven bir adam. Fakat ortak yönleri de vardı mesela ikisi de 30’lu yaşlarındalardır. İlgniç bir karşılaşma hikayeleri vardır. Mezarlıkta düzenli olarak ziyaret ettikleri kabirler yan yanadır. Biri bu alımlı kibar hanımın kim olduğunu mera ederken diğeri eli ayağı yara içerisinde bu adamın kim olduğunu düşünmeden edemememektedir. Zaman içerisinde artık bir birlerine gülümsemeye başlamışlardır bile. Fakat dışarıdan bakılınca imkansız gibi görünen bu aşk hikayesinin başlangıcı veya sonu nasıl olacaktır? Daha önemlisi kalperini açacaklar mı yoksa kapayacaklar mıdır? Aç Kalbini Hakkında Düzenli olarak kocasının mezarını ziyaret eden Desirée her seferinde yan mezarı ziyarete gelen, bazı parmakları eklem yerlerinden kesik ve mezarlığı çiçeklendirmekle uğraşan bir adama rastlar. Annesinin ölümünden beri aile çiftliğinde yirmi dört inekle birlikte tek başına yaşayan Benny ise her mezarlık ziyaretinde gördüğü, yan mezardaki şapka takan ve şiir kitabı okuyan kadının kim olduğunu merak etmektedir. Bir gün, ikisinin de dudaklarında kendiliğinden, karşılıklı bir gülümseme belirir… Otuzlarında ve uyumsuz iki insanın bir ilişki yürütmesi neden bu kadar imkânsız, sorusunun yanıtını arayan sürükleyici bir aşk hikâyesi. Cevap, genç yaşta dul kalmış, evindeki reçel kavanozlarını alfabetik sıraya sokan, entelektüel ve son derece titiz kütüphaneci Desirée ile nazik, çok fazla çalışan ve kasabanın “müzmin bekârı” olmaktan ölesiye korkan süt üreticisi Benny’nin, aslında göründüğü kadar imkânsız olmayan aşkında gizli
Ya ortasindasindir ASK'in merkezinde; ya da disindasindir, hasretinde..
Ella Rubinntain (40) Amerikali bir ev kadinidir. Tipik burjuva degerlerinin hkim oldugu oldukça varlikli bir ailesi, düzenli ve görünüste "sorunsuz" bir evliligi vardir. Üç çocugunu da büyüttükten sonra bir yayinevinde editör-asistani olarak is bulur; görevi A. Z. Zahara adli taninmamis bir yazarin tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanini degerlendirmektir.
Ancak hayatinin kritik bir döneminde eline aldigi bu kitap, hiç beklemedigi bir sekilde Ella'yi derinden sarsacak, dünyevi aski kesfetmek adina zorlu ve tehlikeli bir yolculuga çikmasina neden olacaktir.
Hayatlarimizin durgun gölünü dalgalandiran tas misali, yüzlesmek zorunda oldugumuz sikintilar, acilar... ve askin pesinde kat etmek zorunda oldugumuz zorlu yollar, ödedigimiz bedeller...
Ask... kitap içinde bir kitap, hayatin anlami pesinde bir ask macerasi...
Ask... Elif Safak'tan arayisa, gerçege ve kesfetmeye dair bir roman.
Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok. En kötü gününü düşün, sana “Yanındayım.” diyen onca insan vardı. Tek başına atlatmadın mı? Düştün, ayağa kendin kalkmadın mı? Doldun, tek başına ağlamadın mı? Soruyorum sana: Değmeyecek insanlar için kendine yeteri kadar haksızlık yapmadın mı? İnsanlar gelip geçici. Unutma, kimse senden daha çok düşünmeyecek seni. Gitmem diyenler gidecek, sen yine kendine geleceksin. Düşeceksin, ayağa yine kendin kalkacaksın. Yaralanacaksın, yaralarını kendin saracaksın. Onca acının içinden yine tek başına çıkacaksın. Sarılmaya ihtiyacın olacak, yine kendine sarılacaksın. Dertlerin seni yakacak, Anka Kuşu gibi küllerinden doğacaksın. Kendine iyi bak, sana en çok sen lazımsın.
Belki kelimeler gerçekten başkasına aittir ve siz onları sadece seslendiriyorsunuzdur. Belki kelimeler ailenizde travma yaşayan ve bunu sesli söyleyemeyen birine aittir.
Hizmeti Halkın Ayağına Götürmek: Eşekli Kütüphaneci Analizi Fakir Baykurt, bu eserinde Ürgüp’ün tozlu yollarında bir eşek ve iki sandık kitapla bir eğitim devrimi başlatan Mustafa Güzelgöz’ün gerçek hayat hikayesini anlatır. Kitap, bir bireyin "imkan yok" demek yerine nasıl "imkan yarattığını" gösteren evrensel bir başarı öyküsüdür. 1. Sosyal Girişimcilik: Sorun Odaklı Değil, Çözüm Odaklı Yaklaşım Mustafa Güzelgöz kütüphaneye atandığında, rafların kitap dolu olduğunu ama kimsenin kapıdan içeri girmediğini fark eder. Klasik bir memur anlayışıyla beklemek yerine, sorunu yerinde tespit eder: Köylülerin kütüphaneye gelecek vakti yoktur. Analiz: Mustafa Bey, "Kitaplar burada, isteyen gelsin" pasifliğinden, "Kitaplar orada, ben onlara gideyim" aktifliğine geçer. Bu, modern yönetim biliminde "müşteri odaklılık" ve "erişilebilirlik" ilkelerinin en samimi uygulamasıdır. 2. Yaratıcı Alan Tasarımı: Kütüphanede Dikiş Makineleri Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biri, kadınların kütüphaneye gelmesini sağlama stratejisidir. Mustafa Bey, kadınların sosyal hayata katılımını artırmak için kütüphaneye dikiş makineleri getirtir. Analiz: Kütüphaneyi sadece bir "okuma salonu" olmaktan çıkarıp bir "yaşam ve üretim alanı" haline getirir. Kadınlar dikiş dikmek için gelirken kitaplarla tanışır. Bu, topluluk oluşturma (community building) stratejisinin harika bir örneğidir. 3. Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Mobilite Roman, bilginin sadece şehir merkezlerine veya belirli bir sınıfa ait olmadığını, en ücra köye kadar taşınabileceğini savunur. Sembol: Eşek sırtındaki sandıklar, bilginin hareketliliğini ve hiçbir coğrafi engelin öğrenmeye engel olamayacağını temsil eder. Mustafa Güzelgöz, eşeğiyle sadece kitap değil, aynı zamanda köylere radyo, gazete ve modern tarım bilgileri de taşır. 4. Bireysel İnisiyatifin Gücü Kitap analizinde üzerinde durulması gereken en önemli noktalardan biri de kurumların ruhunu, orada çalışan kişilerin belirlediğidir. Analiz: Mustafa Güzelgöz, elindeki kısıtlı bütçe ve imkanlarla, büyük bütçeli projelerin yapamadığı bir etki yaratır. Bu, "insan kaynağının" her türlü maddi imkandan daha değerli olduğunun kanıtıdır.
1992'de Saraybosna'da hiç kimse bir savaşın asla bitmediğini bilmiyordu. Sadece, yiyeceğimizin tükendiğini ve bir yerden temin edilmesi gerektiğini biliyorduk.
Size bu kadar yüz verdiğim için sizden nefret ediyorum; Size bu kadar ihtiyacım olduğu için daha da çok nefret ediyorum. Fakat şimdilik size ihtiyacım var... Sizi kollamam lazım .
*_Kişinin kendisini yargılaması, başkasını yargılamasından çok daha zordur._* _Eğer kendini doğru bir biçimde yargılamayı başarırsan, gerçek bir bilgesin demektir._