— Tıpta mucize yoktur oğlum. Her hastalığın bir seyri ve bir tedavi usulü vardır. Tıp tedavisinde dörtnala koşamaz. Kendi tabii yürüyüşü ne ise işte o kadar gidebilir.
İbadet de gizli, kabahat de gizli mi diyeceksiniz? Ben bu genel kural karşısında cüretlenerek kötülükler defterini koltuğuma alıp ortaya çıkmak cesaretini göstereceğim. Çünkü genellikle çirkin şeyler saklanabilir. Ve bu gizli şeyde daima toplumun zararına bir veya birkaç kişinin menfaati vardır.
Özellikle şu devr u devran içinde kitap ne kadar sıklıkla okunsa din ve dünya işlerindeki teyakkuzları artar da artar dahi dostu düşmandan ayırmadaki ustalıkları pekişir.
Merhabalar! Öncelikle bu tarz konu ve kitaplara hâkim olmadığım için Eros ve Olimpos Dağı hakkında birkaç bilgi edinmek istedim. Yazarın okuduğum ilk kitabı. İlk etapta mitoloji ağır felsefi düşüncelere sabit kaldığı için okumakta zorluk çekerim diye düşünmüştüm ama kitap o kadar güzel ve akıcı ilerledi ki hemen hemen her satırın altını çizdim. Yazar bize mitolojiyi doğrudan anlatmak yerine günümüz insanının duygularıyla harmanlamış; aslında Olimpos Dağı'ndaki o tanrılar dediğimiz varlıkları tamamen bizim içimizdeki duygu ve dürtülerin ya da şefkat ve egolarımızın bir temsili olarak görebiliriz. Bu sadece bir roman değil; kitabın konusunun psikolojik açıdan yazılması başlı başına harika! Mitolojik anlatımından ziyade insanın kendisiyle olan içsel hesaplaşma , duygularıyla yüzleşme ve düşünmeye teşvik edici bir eserdi benim için Bu tarz kitaplara merak duyanlara tavsiye ederim🤗🤍
Çok sevdiğim bir Japon efsanesi der ki; Otobüsü kaçırdıysan belkide bir kazadan kurtulmuşsundur,red yediysen belkide yanlış bir insandan korunmuşsundur,biri hayatından çıktıysa belki gelecek biri için bir yer açmıştır.Hayat ilk başta kötü şans gibi görünen şekillerde bizi aslında korurmuş.
Ne yaparsan yap, pişman öleceksin. Belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından. Çünkü hayat insana her kapıyı aynı anda açmaz. Verilen her karar vazgeçilen başka bir ihtimalin bedelini taşır. Bu yüzden kusursuz bir seçim yoktur. Yalnızca sonuçlarıyla yaşamayı kabul ettiğin seçimler vardır. İnsan çoğu zaman yaptığı hatalardan değil, cesaret edemediği adımlardan daha uzun süre etkilenir. Çünkü bazen en ağır pişmanlık kaybetmek değil, hiç denememiş olmaktır.
Kesin olan çok az şey var; asla birlikte yaşayamayacak olmamız da bunlarda biri, aynı evde. Beden bedene. Aynı masada. Asla aynı şehirde bile olamayacağız.
Merhabalar! 🌸 Çok sevdiğim, tatlı mı tatlı bir kitapla geldim. Uzun zaman önce çocuklar için aldığım bu kitabı aslında başından beri benim okumam gerekiyormuş. İzlandalı yazarın okuduğum bu ilk kitabı; masal ve bilimkurguyu harika birleştirmiş, akıcı, sürükleyici ve fantastik bir eser.
Kitabın konusuna gelince: Yakın gelecekte yaşanan büyük bir kriz sebebiyle bir şirket zaman kutuları icat ediyor. Kriz dönemi bitinceye kadar korunmaları ve gelecekte daha iyi yaşamaları için şehrin insanları bu kutularda saklanıyor. Bu süreçte zaman kutusunun içinde bulunan ana karakterimiz Sigrun'un kutusu erken açılıyor ve küçük kız kendini terk edilmiş bir dünyada buluyor. İşte masal tam burada başlıyor! Dünyadaki laneti çözmek için dışarıda kalan diğer çocuklarla birlikte, eski Pangea Kralı'nın kızı Obsidiana'nın masalını okuyoruz. Büyük küçük demeden herkesin okuyabileceği şahane bir kitap. 📖✨
Kitabın bize verdiği en büyük mesaj ise şu: İnsanlar ne yaparsa yapsın; üzüntüleri, krizleri, acıyı, kederi ve zorlu süreçleri tecrübe etmeden gerçek mutluluğu elde edemez. Hayat, olumsuzlukları yok sayarak değil, onlarla mücadele ederek anlam kazanır.
Buradan şunu anlıyoruz: Dünyayı düzeltmek, ekonomiyi ve doğayı iyileştirmek adına kendimizi sihirli kara kutulara koyup her şeyin kendi kendine düzelmesini bekleyemeyiz. ⏳🤍
Umut Çiçekleri, adının çağrıştırdığı gibi hüznün içinden umudu filizlendiren bir eser. Yazar Mükerrem Erce Sandalcı, yalnızca bir şehidin ardından duyulan özlemi değil, geride kalan insanların umutlarını, dayanışmasını ve vatan sevgisini de anlatıyor. Şehit toprağında filizlenen bir hikâyeyi konu alıyor kitap. Duygusallığa yaslanırken cümleler, abartıya kaçmadan sade bir anlatıma yer veriliyor. Özellikle genç okurlar için fedakârlık, sorumluluk ve insan sevgisi üzerine düşündüren, milli ve manevi değerlerimizi yansıtan anlamlı bir eser. Birçok kere duygusal anlar yaşadığım sayfalar oldu. Vefâ, umut çiçeklerinin kalbine Demet öğretmen ile ekilirken, onu okuyanların da kitaplığında ölümsüzleşmek için bir yer ediniyor. "Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyiniz. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız."