Tanıdığını sandığın insanların, gerçekte senin yüklediğin anlamlardan ibaret olduğunu anladığında tüm algıların değişecek. Sonrası mı? Sonrasında yaşam yolculuğunun özünde tek kişilik bir hikaye olduğunu anlayacak, yalnızlığını sevmeyi öğreneceksin.
İnsanlar çok sevdiği yemekleri yedikçe yer ve yemekten hiç bıkkınlık hissetmezler. Bu sevme duygusuyla doğrudan doğruya ortak bir noktaları olamaz mıydı?
Gözlerin yok artık, ama her sabah Bir ışık gibi doğuyor içime yokluğun. Bir ses gibi dolanır kulaklarımda "Üşüme evladım" diyen o sıcak dokunuşun.
Ellerin gitmiş, ama yüreğimde Hâlâ tutuyorsun düşlerimin ucunu. Bir dua gibi sarar beni hatıran, Ruhumun en sessiz, en temiz yanını.
Kokun soldu evdeki yastıklardan, Ama kalbimde ilk günkü gibi taze. Sensizliğe alışmak değil gayem, Sensizliğe rağmen yaşamak sadece.
Mezarlıkta değil, yıldızlarda ararım seni, Her gece göz kırpan bir yıldızda bilirim yerini. Rüyalarımda bazen gülümseyerek gelirsin, "İyiyim anne" demek için çırpınır dilim, derin derin...
Sen gittin, ama bitmedi annemliğim, Her dua, her gözyaşı seni büyütür içimde. Cennet olsun makamın, nurlar içinde uyu, Çünkü benim kalbimde hep yaşıyorsun annem
Bir sigara yaktım efkarla Aklım giderdi bizim mekana Birde o gülüşün var ya Şu gönlüm senden başkasını nasıl sevsin Adını dağdaki taşlara yazdım Gönlümden seni koparamadım Yüzüne gülüşüne hasret kaldım Şu bütün bendimi sana bağladım Bir elimde silah bir elimde resmin Çiçekler kadar güzel benim sevdiğim Güzel yanakları sıkmak isterdim Portakal çiçeğim canım derdim Hayatta bir tek seni sevdim
"Yemek müzikal bir varlıktır, aynı lezzetin akşama kadar sürmesi mümkün değil. Bir anlık mükemmellik o an geçince ortadan kaybolur. Zira yemeğin en yüce sanat olduğunu söyleyebilmemiz bu niteliğe sahip olmasındandır."