"Ne var ki itibar merakı bizim cömertlik etmemizi sağlar ama bizi asla cömert bir insan yapmaz -tıpkı gösteriş merakının insanı nüktedan yapmadığı gibi."
"...gösterişçi insanların gerçek yüzlerini çok daha çabuk görürdü. Herhangi bir durumda aşırı duygulara kapılmamanın en emin yolu, fazla duygusal olmamaktır."
"Kadın olalım, erkek olalım, biz ölümlüler, sabah kahvaltısıyla akşam yemeği arasında pek çok düş kırıklığını sineye çeker, gözyaşlarımızı bastırırız; dudaklarımızın çevresi bir parça solgun görünür ama nedeni sorulunca "Bir şey yok!" deriz. O sırada gururumuz yardımımıza koşmuştur; bizleri sırf başkalarını yaralamamak için kendi yaramızı gizlemeye zorladığı zamanlar, gurur hiç de kötü bir şey değildir."
"Siz kadınların en cazip yanı, bir erkeği şevkle, kendinizi feda edercesine sevebilme gücünüzdür; biz erkekler böyle bir sevgiyi kendi varlığımızı tamamlayan bir unsur olarak görürüz."
"İnsan davranışlarının kişilere duyulan güven ya da güvensizlikten kaynaklanan önyargılarla yorumlanmasının önlenmesi için, o davranışların apaçık olmaları gerekiyor."
"Çünkü fikirler ile vicdani kaygılar, ortalığa saçılmış iğnelere benzerdi; insanları yere basmaya ya da oturmaya, hatta yemek yemeye bile korkuturlardı."
"Zihnim, eski çağlardan kalma bir insanın -dünyayı dolaşarak, yıkıntılara ve yanıltıcı değişikliklere rağmen kafasında o dünyayı eskiden olduğu şekilde inşa etmeye çalışan antik bir insanın- hayaleti sanki."
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim. Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim; Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Annenizle babanız da ölecek ve eğer siz de benim kadar yaşlanırsanız, inanın bana, hayattaki arkadaşlarınızın sayısı bir okey masası kurmaya yetecek kadarsa şanslısınız.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız, Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış