Ve gönlüm koşmaz oldu maceralar ardında, önünde dün beyazlar giyinirken karakış Bugün sensiz kalan yaz kara bağlar ardında.
Siyah kanatlarını batıya açtı kuşlar, Benden sana haberdir bu çığlıklı uçuşlar. Dereler ardın sıra akmağa koyulmuşlar, Arıyor batan güneş seni dağlar ardında.
Sesini duyan olur, sana göz koyan olur. Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın, Anan bile okşarsa benim bağrım kan olur... Dilerim Tanrı'dan ki, sana açık kucaklar Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun, Kan tükürsün adını candan anan dudaklar, Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun!
"Esrârını kaybetti hayâlimde şeref, şan; Rûhumdaki cevher bir ayâr oldu kömürle; Kalbimde ne can kaldı, ne cânan, ne de hicrân... Bitmek dilerim böyle nebâtî bir ömürle."
Faruk Nafiz, Balkan Harbi, Birinci Dünya Harbi ve Istiklal Savaşı yıllarında çocukluk ve gençlik dönemlerini geçirmiştir. Belki de bu sebeplerden dolayı, o zamanlar yaygın olmayan bir şeyi yapıp türlü sebeplerle Anadolu'yu gezmiştir. Bu seyahatler onda Memleket edebiyatını yaratma arzusu uyandırmıştır.
Bu isteği için ilk adımı, kitaba da adını veren Han Duvarları isimli, epey bilinen şiirini yazarak atmıştır.