Kitap öncelikle yazarın hayatını anlatmakta sonrasında da asıl konudan söz etmekte. Finlandiya’nın kurtuluşunu ve yükselişini anlatmakta. Avrupa’nın kuzeyinde bulunan ülke sert bir iklime sahiptir ve ülkede maden adına hiçbir şey bulunmamakta. Fakir bir ülkedir. Yıllarca isveçlilerin yönetimi anlatında bulunmuştur sonrasında Rus yönetimine geçmiştir böylelikle bağımsızlık için ilk adımlar atılmıştır. Finlandiya’nın bağımsızlık mücadelesini yazar o kadar güzel şekilde ele almışki kitapdan etkilenmemek elde değil. Anlatım oldukça sade ve kitap hızlı ilerlemekte.
Mustafa ve eşi Mesude Ege’deki bir balıkçı kasabasında yaşamaktalar. Deniz aşığı olan bu aile geçimlerini de balıkçılık yaparak sağlamakta. Kitapta bir çok sorun ele alınmaktadır biride dünyada da hassas bir konu olan Mülteci sorunudur. Denizlerede yitip giden hayatlar. Mustafa ve Mesudenin mülteci bir ailenin yeni doğan bebeği Samirle hayatlarının kesişmesiyle ele alınmıştır.
Çiftlikte yaşayan hayvanların , insanların onlara karşı olan tutumlarından rahatsız olmalarıyla başalayan ayaklanma sonrasında kendi içlerindeki çatışma ve olayları anlatmakta.
Kitap kısa hikayelerden oluşmakta. Kitaptaki her hikaye insan yaşamındaki bir olaya değinmekte. Kitabı okuduğunuz da bir çok insanın hayat hikayesine konuk oluyorsunuz.